“Sabah Kasidesi”

İsmet Alıcı’nın bu yeni şiir kitabında önem taşıyan dinamiklerinden biri de ‘geleneksel’ olanla ‘modern’ olan arasındaki sentezi kusursuz gerçekleştirmiş olması.

Dünyada ve ülkemizde, adını tam olarak koyamadığımız hızlı ve yorucu değişimler yaşanmaktadır. Bu hız, bir kaos biçiminde içeriğinde yaşanmaktadır bizde.

‘Değişim’ ve ‘dönüşüm’  önemlidir, kaçınılmazdır. İnsan zihninin ve ruhunun, bir çöplüğe dönüşmesini ne kadar “gelişme” sayabiliriz? Ve özellikle içinde yaşadığımız ‘Ortadoğu coğrafyası’nda bireyi  ve toplumları – kul-, -köle- seviyesine çekmek isteyen vahim kötülükle de karşı karşıyayız.

Böylesi sancılı bir coğrafya’da şairin zihni uykusuz olmak durumundadır hep. Uykusuzdur! İsmet Alıcı’nın Sabah Kasidesi adlı şiir kitabını okurken bu uykusuzluğu gördüm.

Sabah Kasidesi’nin temel dinamikleri nedir? Bu kitabı/ şiirleri önemli kılan nedir?

Öncelikle ‘şiir’ üzerine düşünmüş bir şairin şiirleriyle buluşuyoruz. Dizeden bütüne bir sağlam ‘yapı’ ve gene şaire değin bu yapının ‘biçem’ini görebiliyoruz. Kendi sesini bulmuş bir şair olarak. İsmet Alıcı’nın bu kitabında biçim, biçem, içerik, izlek birbiriyle kaynaşarak sağlam bize, şiir dünyasını oluşturmuş olduğunu göstermiştir, şairen.

İmgeler, açıklığı ve hayat içinde karşılığı olan bir derinlikle yer alıyor Sabah Kasidesi’nde:

-Zeytin ağacının içindeki gölge-

– atları getirip bağlıyor, aşıklar öpüşsün diye-

-portakal çiçeği görünür binbir ışıkla-

-ağacın dumanına bulanır gök-

-yas ağacında kemanlar/ inletir sahipsiz zamanı-

-ağacın bir sözü var-

Ve daha pek çok kuşatıcı imgeler.

İsmet Alıcı’nın bu yeni şiir kitabında önem taşıyan dinamiklerinden biri de ‘geleneksel’ olanla ‘modern’ olan arasındaki sentezi kusursuz gerçekleştirmiş olması.

Son olarak da şiirlerinde konu çeşitliliği önem taşıyor. Bu önem, şairin savrulmadan bir bütünlük oluşturmasıyla pekişmekte. ‘Savrulmadan’ çünkü şair bir dünya görüşüne sahip: Tesadüflere, anlık parıldamalara yer vermeyecek bir donanımda.

İsmet Alıcı’yı çok genç yıllarından bu yana tanıyorum. 1990’ların başlarından bu yana. Yaklaşık otuz yıldır farkındayım ondaki şiir kumaşının. İşte, bu şair adayı kardeşimden, şiirle ideoloji, şiirle politik zemin arasındaki bağı kurmuş, insanın bütün alanlarına uzanan, ‘gerçek bir şair’ olarak karşılaştım Sabah Kasidesi ile yeniden.

İsmet Alıcı’nın Paslı Ev adlı üçüncü şiir kitabını da önemsemiştim: Sağlam bir kitaptı ve Sabah Kasidesi’ne açılan bir kapı olarak düşünüyorum onu. Kapılar kapıları açar; yeter ki ‘anahtar’ olsun elimizde. Bilgi, birikim duyarlılığımıza biçim verecek bir ‘yöntem’ olsun elimizde. İsmet bütün bunlara sahip.

Leyla ŞAHİN

Önerilen makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

"Neoliberal Çağda Sanat-Siyaset İlişkisi" başlıklı MayaDergi Sekiz şimdi yayında.
This is default text for notification bar