“C. Pavese’in “Hayatın saldırılarına karşı bir savunmadır sanat -edebiyat” sözü hapishanede üretim yapanlar için daha bir anlam ifade ediyor. Çünkü çoğu zaman içeride bir şeyler …

başka bir dünyanın maya'sı

“C. Pavese’in “Hayatın saldırılarına karşı bir savunmadır sanat -edebiyat” sözü hapishanede üretim yapanlar için daha bir anlam ifade ediyor. Çünkü çoğu zaman içeride bir şeyler …

Hemen hemen hepimiz çeşitli ortamlarda Türkiye’de bir “aydın sorunu” olduğu savını mutlaka duymuşuzdur. Hatta Türkiye’nin temel sorununun bu olduğunu iddia edenlerin de var olduğunu biliyoruz. …

Yazar 1917’de (1 Ocak) Akhisar’da doğdu. Babası Ankara kökenli Çandıroğulları ailesinden öğretmen Halil Yaşar’dı. Annesi Erdinç’i dünyaya getirdikten bir yıl sonra veremden öldü. Sonradan bu …

1.Ne yazık ki böyle bir işçi sınıfı edebiyatı bilinci hiçbir zaman var edilemedi. Yalnızca kültürel altyapının değişimi ile bazı edebiyatçılarımız ürünlerinde bu doğrultuda, çoğu da …

1.Önce burada kullanılan bir kavrama ilişkin konuşmak istiyorum. Toplumcu dedikten sonra devrimci demek gereksiz hale gelir. Her devrimci, toplumcu olmak zorunda değil ama her toplumcu …

1.Ülkemizde sanayileşmenin tarihi 19. yüzyılın ortalarında başlıyor. Cılız bir sanayileşme ve belli şehirlerle sınırlı bir işçileşme var. İstanbul, İzmir, İskenderun, Mersin gibi liman kentlerinin dışında, …

1.Türkiye’de işçi sınıfı edebiyatının sanat ve edebiyat anlamında yeterli olduğunu düşünmüyorum. Günümüz Türkiye’sinde 12 Eylül 1980 Amerikancı askeri darbesinden sonra devrimci muhalefetin bastırıldığını ve işçi …

(yazının ilk bölümü burada) İstanbul Sıkıyönetim bildirisinde: “Sıkıyönetim Bölgesi içinde genel güveni sağlamak görev ve sorumluluğu altında bulunan Komutanlık, hududu içindeki illerde aşağıdaki tedbirlerin alınmasına …

Osmanlı İmparatorluğu son yıllarına sendika ve sendikal faaliyetleri ile girmişti; sosyal mücadelenin önemli araçlarından olan grev hakkı kullanılmıştı. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, yaşayan sendikalar birer …

Hayat diye algılanan savaşa ilk katılanlardan olmak için, yaşamı soyluca ezberledik. Artık nerede duracağımızı bilemiyoruz. Hangi mekânın içinde? Hangi gökyüzünün altında? Hangi düzenin yanında? Hangi …