Montaj Bandında Havlayan Köpeklere Karşı Şair Xu Lizhi

Modern zamanların kölelerinin çalıştırıldığı uluslararası şirketlerin tecrit kamplarında milyonlar yaşam mücadelesi veriyor. Çağcıl tanrılar alın teri kan ve irinden beslenmek için algı dünyamızı kuşatmış durumda.

Xu Lizhi, 18 Temmuz 1990’da Jieyang’da bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailenin üç erkek çocuğundan en küçüğüydü. Annesi, İncil hikayelerini oğluna anlatmaya çalışan dindar bir Hristiyan’dı.

Xu Lizhi, kitaba ulaşacak koşulları olmamasına rağmen çocukluğunda özellikle edebiyat kitaplarına büyük ilgi gösterdi. Lisedeyken üniversiteye girmek için çabaladı. Ancak üniversite giriş sınavındaki puanları bir bölüme yerleşmesine yetmedi. Üniversite hayalinde yaşadığı başarısızlık Xu’yu çok üzdü. Babasının anlattıklarına göre, Xu o zamandan beri içine kapanık biri oldu.

Babası o yıllarda oğlunun yanında kalarak bilgisayar tamirciliğini öğrenmesini istedi. Geçimini tamirci olarak sağlamaya ikna etmek için çok uğraştı. Fakat erkek kardeşi Xu Hongzhi, ona hayatını değiştirmenin başka bir yolunu göstererek, onu büyük şehirlerde yeni iş fırsatları aramaya yönlendirdi.

Xu Lizhi’nin kitabından bir şiir

Büyük umutlarla, 2010 yılının Temmuz’unda Çin’de hızlı sanayileşen kentlerden biri olan Shenzhen’e gitti. Burada 21 Ekim 2010’da rahatsızlanarak, apandisit ameliyatı geçirdi. Rahatsızlığı sonrasında ilk şiirlerini kişisel bloğunda yayımladı.

2011 yılında kentteki en büyük şirketlerden biri olan Foxconn şirketi ile üç yıllık bir iş sözleşmesi imzaladı. Elektronik fabrikasında montaj hattında çalışmaya başladı. Foxconn (Hon Hai Precision Industry Co., Ltd.) merkezi Tayvan’da bulunan ve elektronik imalat hizmetleri (EMS) sektöründe faaliyet gösteren çok uluslu bir şirket olup Çin’de dünyanın en büyük markalarına elektronik malzeme tedarik eden üreticilerden birisidir. Apple-iPhone, Kindle, PlayStation gibi tanınmış ürün ailelerinin ve markaların ana tedarikçisi konumunda olması uluslararası sermayeyle bağlarını daha iyi açıklıyor.

Modern bir köle kampı olarak inşa edilen Foxconn’un en büyük fabrikası, yaklaşık 1 milyon çalışanının yarısına yakınının çalıştığı Shenzhen’deydi. İşletmelerin inşa edildiği alan 1.16 mi2 (3 km2) büyüklüğünde olup 15 adet çok katlı fabrikadan oluşmaktaydı. Bu alanda işçi yatakhaneleri, bir havuz, itfaiye ekibi, market, banka, restoranlar, kitapçılar ve hastane ile şirketin kendi televizyon sistemi (FoxconnTV) vardır. Bazı işçiler etraftaki kasabalarda çalışırken, geri kalanlar ise bu tesislerin olduğu alanda yaşamaktadırlar. İşçilerin % 25’i yatakhanelerde yaşıyorlarken, birçoğu haftada 6 günden günde 12 saate varan saatlerde çalışmaktadır (1)

Mart ayındaki Wall Journal’in bir haberine göre şirket, Suudi Arabistan’da mikroçip, elektrikli araç bileşenleri ve diğer elektronik parçaları üzerine fason üretimini yapacak bir fabrikanın görüşmelerini yapmaktaydı. Neom adlı çölde teknoloji kenti olarak planlanan bölgede kurulacak olan fabrikada şirketin Çin dışında üretime geçme girişimleri gözden kaçmadı. Bu üretim hamlelerinin ABD-Çin çekişmesinin ayyuka çıktığı döneme denk gelmesi de ilginçti gerçekten.

Tekrar Çin’deki fabrikaya dönecek olursak; fabrikadaki çalışma şartları oldukça kötüydü ve bu olumsuz koşullar Xu Lizhi’de uykusuzluk, öksürük ve baş ağrısı gibi rahatsızlıklara sebep oldu. Bu semptomlar orada çalışan bütün işçilerde sıklıkla görülmekteydi. Çalışma koşullarının ağırlığına ilişkin tepkiler artınca 2012 yılında, Apple bağımsız bir danışmanlık şirketine Foxconn’daki çalışma şartları konusunda bir denetleme bile yaptırmıştı.

Şair, Foxconn’da çalışmaya başladıktan kısa bir süre sonra, yazdıkları çalışma yaşamına ilişkin ipuçları vermeye başlamıştı. Modern zamanın köle merkezlerinde yaşadıklarını tüm çıplaklığıyla yakıcı bir dille anlattı. Kendi yaşam deneyimi üzerinden bu acımasız işleyişi eleştiren toplumsal içerikli şiire yöneldi.

Xu’nun ilk şiirlerinin çoğu, montaj hattındaki yaşamın açıklamalarıydı. “Atölye, Gençliğim Burada Mahsur Kaldı”da o zamanki koşullarını şöyle anlatıyordu:

Montaj hattının yanında on binlerce işçi [ dagongzhe ] bir sayfadaki sözcükler gibi bir satır/ ‘Daha hızlı, acele et!’/ Aralarında dururken, bekçinin havladığını duyuyorum.” “Atölyeye girdikten sonra/ Tek seçeneğin boyun eğmek” olduğunu ve gençliğinin soğuk bir şekilde kayıp gittiğini hissetti, bu yüzden sadece “Gece gündüz öğütülmesini izleyebildi/ Preslenmiş, cilalanmış, kalıplanmış/ birkaç cüzi fatura, sözde ücretler.”(2)

Xu Shenzhen’deyken, Juan Rulfo’nun Pedro Páramo’sunu ve Adunis’in My Loneliness is a Garden’ı gibi eserlere ve yazarlar ilgi duydu, düşünsel olarak onların kitaplarındaki görüşlerden beslendi.

Shenzhen’deki yerel bir gazetede ve şirketinin dergisi The Foxconn People için yazma çalışmalarını yürüttü. 2012’den sonra şiirler ve incelemeler de dahil olmak üzere 30’dan fazla eserini yayımladı.

Boş zamanlarında, fabrikanın kütüphanesinde sık sık diğer yazarlarla görüşmeler yaptı. Bu arada çalışmalarını sürekli olarak internet ortamında ve dergilerde yayımladı. Kendi çizgisine yakın olduğuna inandığı işçi sınıfı şairleriyle şahsen ya da sosyal medya üzerinden tanışarak görüş alışverişinde bulundu.

Zorlu ve ağır iş koşullarının dayanılmaz acılarını aşmak için birkaç kez işini bırakıp bir kütüphaneci olarak çalışmaya heveslendi. Böylece Shenzhen belediye kütüphanesine ve Foxconn’un fabrika kütüphanesine iş başvurusunda bulundu. Ancak her iki yer de Xu Lizhi’yi talep ettiği pozisyondaki işe kabul etmedi.

2014 Bahar Festivali’nden birkaç gün önce Foxconn’daki işinden ayrıldı ve kız arkadaşıyla buluşmak için Suzhou’ya gitti.

Foxconn ile yeniden bir iş sözleşmesi imzaladığı Eylül 2014’ün sonlarında (yaklaşık altı ay) Shenzhen’e dönene kadar arkadaşlarıyla iletişim kurmadı.

Yaşam koşullarının Xu’yu mecbur kılması sonucu, ikinci kez sözleşme imzaladığı Foxconn şirketi, maksimum kârı hedefleyen diğer şirketler gibi, adeta bir tavuk çiftliğiydi. İşe alınan kişi, beş veya altı katlı bir binaya giriyor; plastik bir ceket ve şapka giydikten sonra ayakkabılarının üzerine patikler geçiriyor. Geniş bir merdivenden çıkıyor ve kendisi için ayrılmış kata ulaşıyor. Katın tamamı, floresan lambanın hükmü altında. Leke kaldırmaz insan haklarının biricik öznesi “işçi”; gün ve geceden uzak, yumurtlamaya ve çatlamaya programlanmış bir tavuk gibi.

Şirketin olağan hale getirdiği bu düzende, işçiye tanınan bazı haklar(!) da mevcut. Gün içinde öğle yemeği için bir saat ve iki adet 10 dakikalık mola hakkı ile, fazla mesaiye bağlı olarak 10 saat kadar çalışmanın ortasında, kaç nefes alıp kaç nefes verebilir bu işçi?

30 Eylül 2014’te, Xu Lizhi, bir binadan atlayarak 24 yaşında yaşamını sonlandırdı. Çin’de montaj sanayindeki ağır çalışma koşulları, işçileri katlanılmaz bir yabancılaşma ve hissizleşmeye sürükledi. Parti yetkililerinin her ne pahasına olursa olsun emek yoğun alanlarda zorla uygulamaya koyduğu üretimi arttırıcı hamlelerinin tanıdık ve olağan sonuçlarından biriydi bu acı intihar olayı.

Endüstriyel lağımın akan pisliğini, işsizlik istatistiklerini çiğneyip yutarak yutkunan şair dizelerinde;

Makinelerde kamburu çıkmış gençlik vaktinden önce ölüyor / İtişip kakışmayı ve mahrumiyeti çiğneyip yuttum

diyerek zamanın paslı tanıklığında zaten bu genç ölümün gerekçelerini şiirin tutanaklarına geçirmiş bile.

Ölümünden on saat sonra, 1 Ekim 2014’te Çin Ulusal Günü’nde Xu’nun Weibo hesabı önceden yazılmış yeni bir blog yayınladı.

Çin’de göçmen işçilerin çalışma koşullarının zorluğu, mücadelelerinin ve özlemlerinin tükenmişlik sendromunu tetiklediği kesin. 2010 yılında 18 Foxconn işçisi intihar girişiminde bulunmuş ve bunlardan 14’ü yaşamını yitirmişti. 2010’dan bu yana medyada Xu Lizhi de dahil olmak üzere en az 8 vaka bildirilmesine rağmen gerçekleşen işçi intiharların bundan fazla olduğu ve ölümlerin dışarıya yansıtılmadığı biliniyor.

Gelecekte, Foxconn benzeri yerlerdeki işçilerin; şirketlerin insanlık dışı, askeri tarzdaki katı disiplini ve gözetimi altındaki zulmüne karşı bir araya gelerek kapitalistlerin işçi sınıfına dayattığı ölümlerden öte güzel bir dünyanın kurulabileceğine inanıyoruz.

Modern zamanların kölelerinin çalıştırıldığı uluslararası şirketlerin tecrit kamplarında milyonlar yaşam mücadelesi veriyor. Çağcıl tanrılar alın teri kan ve irinden beslenmek için algı dünyamızı kuşatmış durumda.

İşte bu noktada, insanlık dışı seri üretim hapishanelerinde daha çok iş için montaj bandında havlayan köpeklere karşı şiirleriyle dikilen Xu Lizhi, Foxconn’da bir gökdelenin çatı katında gerçek özgürlüğe ve kurtuluşa kanat çırpıyor.

Ölüm Yatağımda

okyanusa bir kez daha bakmak istiyorum,
yarım bir ömrün engin gözyaşlarına bakarak
başka bir dağa tırmanarak, kaybettiğim
ruhu geri çağırmak istiyorum
dokunmak istiyorum gökyüzüne,
o maviliği çok hafifçe hissetmek
ama bunların hiçbirini yapamam,
bu yüzden bu dünyayı terk ediyorum.
beni duyan herkes
gitmeme şaşırmamalı
daha da az iç çekmeli ya da kederlenmelisin
geldiğimde iyiydim, giderken de iyiyim.


(1) https://tr.wikipedia.org/wiki/Foxconn

(2) https://libcom-org.translate.goog

https://www.wired.com/2011/02/ff-joelinchina/

Önerilen makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

"Neoliberal Çağda Sanat-Siyaset İlişkisi" başlıklı MayaDergi Sekiz şimdi yayında.
This is default text for notification bar