Görüp duyanlar bilir Yön, iz bilmeden gittim arkasından belki bulurum diye Okyanusun ortasında volkanik adayı görünceye kadar Durmadan, sürekli, mütemadiyen, yalnız Sonra ruhumda tuhaf bir …

başka bir dünyanın maya'sı

Görüp duyanlar bilir Yön, iz bilmeden gittim arkasından belki bulurum diye Okyanusun ortasında volkanik adayı görünceye kadar Durmadan, sürekli, mütemadiyen, yalnız Sonra ruhumda tuhaf bir …

çocukluğumdan beri diğerleri gibi görmedim onların gördüğü gibi olmadım diğerlerinin bildiği gibi kazanamadım ortak bir bahardan gelen tutkularım aynı kaynaktan almadığım anlayamadığım kederimle kalbim hep …

Artı Gerçek’te yayımlanan “Kıbrıs Şiiri / Kıbrıslıtürk Şiiri Odağında Fikret Demirağ” başlıklı yazımın giriş paragrafı aynen şöyledir: “Doğu Akdeniz’de yer alan, üç milyon yıl önce …

Uğultusu yayılıyor otların Kırşehir önünden sisli ovaya Birden bire duruyor rüzgar Kuru bir öksūrük gibi Yozgat’da umutkaram Dalgalar kıyı arıyor Anneler evlat kelimeler derinlik Genişleterek …

Şiirimizin tepelerinden, eskilerin deyişiyle nev-i şahsına münhasır şairlerinden Ahmed Arif’in, romanımızın ve öykümüzün tepelerinden Leylâ Erbil’e gençliğinde yazdığı duygu-yoğun mektuplar kitaplaştı: Leylim Leylim-Ahmed Arif’ten Leylâ …

Günahın en karanlık sularındayız Örümcek ağına tutuklu Kimse sormuyor bu kanlı nehir de ne Çürük kokumuza alışmış, susuyoruz Nereye saklandı yerçekimini kaldıracak sesimiz Demiri eriten …

rivayet odur ki… tabiri doğru çıkmış albenili rüyanın şehirler serpilmiş al al servi boyu gibi genç kızların pıtrak-pıtrak filiz vermiş kırlarda çarkıfelek taze gelin olmuş …

Tiyatro seyredilen gösterimin, ayırt edici yönlerini betimlemeyi ve ayırt ediciliğin en ince ölçütlerini keşfetmemizi sağlar. Tiyatro doğrudan izleyicisine seslenen, sahne-oyuncu, sahne-oyuncu ve izleyiciler arasında iletişim …

Sümer, Eski Yunan ya da Eski Mısır Uygarlıkları, büyük halk kitlelerinin ve kölelerin insanüstü emekleriyle kurulmuştur. Sözü geçen zaman diliminde tarihin defterine kaydolanlar ise halkın …

Alevilikte ocak, bir ermişin yaşayıp öldüğü mekandır. Ziyaretçisine bir çeşit arınmayı yaşatır. Reşat Nuri Güntekin’in Akşam Güneşi romanı da bir ocak gibi. İnsanı arındırıyor… Romanın …