Yalçın Duman’ın Enver Gökçe İncelemesi: “Unutma Sen Şu Bitmeyen Kavgayı” 1

Yalçın Duman’ın Barış Kitap tarafından 2019 yılında yayınlanan, “Unutma Sen Şu Bitmeyen Kavgayı” adlı inceleme kitabı, unutturulmaya çalışılan toplumcu şair Enver Gökçe’yi derinlemesine inceleyen bir eserdir. Zaman zaman Gökçe’nin şiirlerinden örneklerle kitap zenginleştirilmiştir. Yalçın Duman’ın kaleme aldığı “Unutma Sen Şu Bitmeyen Kavgayı” isimli kitabın alt anımsatma başlığı ise; “Yüreği Eğin Türkülerinde Kalan Enver Gökçe” ifadesidir ki bu ifade Enver Gökçe’nin şiir serüveninin can alıcı noktasıdır.

Türk edebiyatının önemli isimlerinden, toplumcu gerçekçi şair Enver Gökçe’nin yaşamına, sanatına ve mücadelesine ışık tutan bu kitap, kapsamlı bir incelemedir. Duman, Gökçe’nin zorlu hayat yolculuğunu, şiirlerindeki derin izleri ve döneminin siyasi atmosferi içindeki konumunu titiz bir araştırmayla okuyucuya sunar.

Eserin Odak Noktaları ve İçeriği

Biyografik Derinlik: Kitap, Enver Gökçe’nin 1920’de Eğin’de (Kemaliye) başlayan yaşamını, öğrenim yıllarını, “Köy Enstitüsü” deneyimini ve edebiyat çevreleriyle olan ilişkilerini detaylandırır. Özellikle Gökçe’nin gençlik yıllarından itibaren benimsediği toplumcu duruşun şiirine nasıl yansıdığını inceler.

Siyasi ve Sanatsal Çevre: Duman, Gökçe’nin yaşamının büyük bir bölümünü etkileyen 1951 Tevkifatı ve cezaevi süreçlerini mercek altına alır. Şairin “Marksist” kimliği nedeniyle karşılaştığı baskılar ve bu baskıların eserlerindeki “bitmeyen kavga” temasına nasıl dönüştüğünü ele alır.

Şiir ve Türkü İlişkisi: İncelemenin en can alıcı kısımlarından biri, Gökçe’nin şiirlerinin halk kültürü ve türkü geleneğiyle olan bağını ortaya koymasıdır. Alt başlıkta da geçen “Yüreği Eğin Türkülerinde Kalan” ifadesi, şairin doğup büyüdüğü topraklara, Anadolu’nun sesine ve halkın dertlerine olan derin bağlılığını vurgular.

Yoksulluk ve Unutulmuşluk: Kitap, Gökçe’nin şairliğinin son dönemlerini ve ölümünü çevreleyen yoksulluk, hastalık ve yalnızlık dramını da gözler önüne serer. Duman, bu trajik sonun, dönemin aydınlarına ve sanatçılarına yönelik tavrın bir yansıması olduğunu ima eder16.

İncelemenin Önemi ve Başarısı

Yalçın Duman, bu eseriyle Enver Gökçe’nin sadece edebi kimliğini değil, aynı zamanda döneminin siyasi ve kültürel ortamında ayakta kalmaya çalışan bir aydının portresini çizer. Kitap, Gökçe’nin şiirlerinin sanatsal değerini, yalın ve içten dilini vurgularken, onun yaşam mücadelesini de bir belgesel titizliğiyle kayda geçirir. Duman’ın incelemesi, Enver Gökçe’yi anlama ve özellikle yeni nesillere tanıtma çabası açısından değerli bir kaynak olarak öne çıkar.

Araştırma Metodolojisi ve Eleştirel Durum Tespiti

Yalçın Duman’ın bu çalışması, yalnızca bir edebi biyografi olmanın ötesinde, ciddi bir araştırma metodolojisine dayanır. Kitap, Enver Gökçe’nin yayımlanmış ve yayımlanmamış şiirlerinin yanı sıra, dönemin dergi ve gazete arşivlerini, Gökçe’nin arkadaş çevresiyle yapılan sözlü tarih çalışmalarını ve resmi belgeleri harmanlar.

Duman, Gökçe’nin hayatındaki kırılma noktalarını ve özellikle 1951 yılındaki tutuklanma süreciyle başlayan dramatik düşüşü incelerken, olguları duygusallıktan uzak bir şekilde, ancak derin bir empatiyle aktarır. Yazarın eleştirel duruşu, Gökçe gibi yetenekli ve idealist bir şairin dönemin siyasi baskıları altında nasıl ezildiğini ve sisteme “uygunsuz” görüldüğü için nasıl yoksulluğa terk edildiğini cesurca ortaya koyar. Bu yönüyle kitap, bireysel bir biyografiden çok, Türkiye’deki aydın ve sanatçıların mücadele tarihine dair de önemli bir belge niteliği taşır.

Dil ve Üslup: Akademik Titizlik ve Samimi Anlatım

Duman, akademik bir inceleme ciddiyetini korurken, Enver Gökçe’nin hayat hikayesinin gerektirdiği duygusal derinliği okuyucuya aktarmayı başarır. Kitabın dili, yer yer Gökçe’nin şiirsel anlatımına atıflar yapan akıcı ve samimi bir üsluba sahiptir. Bu, özellikle Gökçe’nin memleket hasretini, “eğilmez” kişiliğini ve sanata olan tavizsiz bağlılığını anlatan bölümlerde kendini gösterir. Yazar, kuru bir biyografi aktarımından kaçınarak, Gökçe’nin şiirlerinden yaptığı çarpıcı alıntılarla hem analizini destekler hem de okuyucuyu şairin iç dünyasına yaklaştırır31. “Unutma Sen Şu Bitmeyen Kavgayı” başlığı, kitaba yön veren direniş ve umut temasını özetlerken, yazar bu temanın izini şairin her dizesinde sürmeyi başarır.

Şiirle ilgili düşüncesini Gökçe şöyle dile getirir: “Bence şiir, toplumcu özle estetik biçimi en iyi biçimde kaynaştırmaktır. Yöntemsiz şiir olmaz, bugün ele güne karşı çıkabileceğimiz güzel dilimizi şiirde bol bol kullanabiliriz. Bence renkli, uyumlu ve en renkli halk şiiri dili en uygun dildir. Bu hâl bizim hem milli hem evrensel olanı dile getirmemizi sağlayacak niteliktedir.” (s.35) .

Sonuç ve Kalıcı Katkı

Yalçın Duman’ın “Unutma Sen Şu Bitmeyen Kavgayı” adlı eseri, Enver Gökçe’yi yalnızca toplumcu gerçekçi akımın bir temsilcisi olarak değil, aynı zamanda halkının sesi, hasretin ve direncin simgesi olarak yeniden keşfetmeye davet eden kapsamlı ve duyarlı bir çalışmadır. Bu kitap, Türk edebiyat tarihine, özellikle de 1940 kuşağının zorlu sanat yolculuğuna ilgi duyan herkes için elzem bir kaynak olup, Enver Gökçe’nin hak ettiği değeri görmesine önemli bir katkı sunar. Duman, Gökçe’nin “bitmeyen kavgasını” unutmayıp, bu kavgayı ve şairi yeni nesillere taşıma görevini başarıyla yerine getirmiştir.

Davut Köksoy

Önerilen makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MayaDergi'nin son sayısı MayaDergi On Üç şimdi yayında
This is default text for notification bar