Berivan Kaya’nın İlk Romanı: Bay CH

Romandaki güncel ile bağıntı, romanın düşünsel yanının toplumsal gerçeklik ile örtüşmesinden ileri geliyor. Bay CH, düşünsel içeriği kuvvetli bir roman. Romandaki temel düşünce, ulusal ve uluslararası alanda günümüz kapitalizminin eleştirisidir. Bay CH, sıradan bir ileti romanı değil.

1.

Roman yazarı için güncel, yaşadığı dönemdir. Güncel ile bağıntıyı esas alan romancının yapıtlarında yaşadığı dönemin yansıması kaçınılmazdır. Çoğu romancı da kendi döneminden esinlenir. Bu, Türk ve dünya romanında genel durumdur.

Berfin Yayınları’ndan ilk romanı, Bay CH, yayımlanan Berivan Kaya da bu gelenek içinde hareket ediyor ve yaşadığı dönem ile bağıntı kuruyor. Bu bağıntı romanı Bay CH’nin, gerçekçi akım içinde değerlendirilmesine temel teşkil ediyor.

Hemen söyleyeyim: Bay CH, aslında Bay Kurnaz Şarlatan demek. Bay CH, romandaki karakterlerden, Amerikan-İngiliz sigara kartelinin patronunun popüler adı. Crafty Ham’ın kısaltılmışı, kurnaz şarlatan demek.

Romandaki güncel ile bağıntı, romanın düşünsel yanının toplumsal gerçeklik ile örtüşmesinden ileri geliyor. Bay CH, düşünsel içeriği kuvvetli bir roman. Romandaki temel düşünce, ulusal ve uluslararası alanda günümüz kapitalizminin eleştirisidir. Bay CH, sıradan bir ileti romanı değil. Düşünsel içerik oldukça sert ve gerçekçi olmasına karşın, bu aktarım ilkel biçimde yapılmıyor. Roman ve düşünce iç içe geçmiş.

Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler, bu, kapitalizmin temel ilkelerinden biridir. Neredeyse yasal, meşru bir ilkedir. Azami kâr ve büyüme için her şey yapılabilir. Kapitalizmin kendi meşruiyeti budur. İnsaniyet mi? Ne önemi var! Önemli olan, ne olursa olsun, kâr ve paradır. Bu temelde, kapitalizmin kendisini gerçekleştirmesi tüketim ile olur. Kapitalizm için, kapitalistler için tüketimde de sınır yoktur. Her türlü metanın en hızlı, en yaygın ve aşırı bir şekilde, neredeyse saçma mertebesinde tüketilmesi bu alandaki asıl amaçtır.

Üretilen metanın tüketilmesinde son unsur insan olduğu için, meta-insan ilişkisindeki haz, tüketim hazzı, bu romanın ana konusunu oluşturuyor.

Bay CH, kapitalizm olgusuyla birlikte sınıf gerçeğine de değiniyor.

Kapitalizm olgusu, sınıfların varlığı, sınıflar arası çelişki, çatışmalar ve mücadele son yıllarda Türk romanından sürgün edilmiş durumdadır.

2008 yılında Amerika ve Avrupa’da ortaya çıkan, tüm dünya kapitalizmini etkileyen küresel ekonomik kriz, kapitalizmin ne olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Kapitalizm üstüne tartışmalar yoğunlaştı. İnsanlığın büyük çoğunluğu ile çelişen, çatışan, insan ve doğaya karşıt bu üretim tarzı nedeniyle, ülkemizde ve dünyada bir avuç burjuva, insanlığın çoğunluğunu sömürmekte, baskı altında tutmaktadır.

Bay CH, bu çıplak gerçekliği bize hatırlatıyor ve uyarıyor. Ve edebiyatımızda yeni insani, anti-kapitalist dalganın örneklerinden biri olarak kendini gösteriyor.

2.

Romanın ana öyküsü şöyle:

Türkiye’nin en büyük on holdinginden biri, ülkedeki özelleştirilen sigara fabrikalarını satın almıştır. “İşte tam o tarihlerde Bahtiyar Bey’in çalıştığı devasa holding, devletin satılığa çıkardığı sigara fabrikalarını satın aldı…” (Bay CH, Berfin Yayınları, Sy: 13)

Sigara şirketi yeniden yapılandırılmaktadır. Öncelikli hedeflerden biri yeni bir sigara markası yaratmaktır. Holdingin patronu Holding Babası bu görevi, marka yöneticisi, marka danışmanı, Amerika’dan transfer edilen Bahtiyar Bey’e verir. Bahtiyar Bey’in yardımcısı da reklam metin yazarı Sadettin’dir.

Bahtiyar Bey ve Metin Yazarı bu zor görev için harekete geçerler. Bu harekete geçişte yönlendirme ve öneriler Metin Yazarı’ndan gelir. Saha çalışması yapacaklar, halk, kitleler, çoğunluk sigara ile nasıl ilişki kurmaktadır, bu gözlemlenecektir.

İlkin İstanbul’da bir varoşta bu inceleme ve gözlem yapılır. Metin Yazarı yoksul kökenlidir. Kendi akrabası olan bir aileyi birlikte gözlerler. Bu faaliyetin adı Ruh Avcılığıdır. Tüketimin öznesi olan kitlelerin ruhu ele geçirilmelidir.

Dökümcü Nazmi Usta, onca yoksulluğuna karşın Marlboro içmektedir. Marka sigara konusunda Bahtiyar Bey şöyle söyler:

“…Helal olsun bu şirketin akıl hocalarına… Öyle bir marka yaratmışlar ki, bu çapulcu takımı bile içince kendini adamdan sayıyor daha doğrusu kendini adamdan saydırmak için içiyor…” (Sy: 379)

Varoş mahallesinden sonra ikinci durak akıl hastanesidir. Delilerin sigara ile olan ilişkisi gözlemlenecektir. Sigara, deliler arasında da aşırı tüketilen bir metadır.

Sigara, bağımlı olunduğu taktirde, öldürücü bir metadır. Ömrü kısalttığı kanıtlanmıştır. Sigara, tiryakilerin yaşarken karşılaştıkları birçok hastalığın önemli nedenlerinden biridir. Buna karşın bu öldürücü metanın üretimi, tüketimi ülkemizde ve dünyada çok yaygındır. Ciddi, büyük ve derinliği olan bir sektör oluşmuştur. Bu metanın, yani sigaranın insana doğrudan zararlı olduğu bilindiği halde  üretimi, pazarlanması ve tüketimi insanlığın saçma yönlerinden biridir.

Ana öykü sürer.

Hastanede bu araştırmacı ikilinin başına olmadık işler gelir. Bahtiyar Bey hastanelik olur, Metin Yazarı ise gözaltına alınır, savcılıkça sorgulanır. Öykünün bu duraklarında adalet eleştirisi de vardır. Sağlık sistemi, hastaneler de eleştiriden nasibini alır.

Sona doğru, yerli holdingin istediği marka adı yaratılır. Marka adı, Holding Babası’nın çok hoşuna gider: Ölüm.

Marka, kapitalizmin bir buluşudur ve çağımızda çok yaygındır. Artık su-ekmek gibi temel ihtiyaç maddeleri bile markalanmıştır. Meta-tüketici özdeşliğinin marka aracılığıyla sağlanması kapitalizmin en önemli pazarlama yöntemlerinden biridir. Özdeşlik hâli tüketim hazzını doruğa çıkarır. Bazı markalar olmaksızın yaşamakta zorlanan insanlar vardır.

Romanda ölüm sözcüğünün marka adı olması, yazarın bu buluşu kapitalistin pervasızlığını ortaya koymak içindir. Kapitalizm Ölüm’ü bile marka yapar ve satar.

Uluslararası marka sunumu toplantısı yapılacaktır. Bu toplantıya dört sigara şirketi katılır. Rus, Çin, İngiliz-Amerikan ve Türk şirketleri.

Burada değinmem gerekiyor.

Berivan Kaya, bu romanıyla, Türk burjuvazisine, bu burjuvaların şirketlerindeki kadrolarına, aralarındaki ilişkilere ve yaşam tarzlarına, kapitalizmin ruhuna dair çok çarpıcı, gerçekçi, canlı bir anlatı sergiliyor.

Bahtiyar Bey yine şöyle söyler:

“Ben bir marka yöneticisiyim! Bu, dünyanın en büyük görevlerinden biri… Biz olmasak dünyanın düzeni yürümez, dünya dönmez bile. Çünkü bu dünya alma-satma üzerine kurulu. Biz olmadan patronlar birer zavallıdır… Fabrikalarında ürettirdikleri milyonlarca ürünü satamazlarsa ne olur? Ürünlerin altında boğulup kalırlar. Onlar çılgınca ürettiriyorlar; işte, benim kutsal görevim de çılgınca tüketmeyi sağlamak. Onun için buradayım, bu kutsal görev için!..” (Sy: 27. Ben italikledim.)

Bölüm 9 / Marka Sunum Toplantısı/ Toplantı büyük ve ünlü bir otelde yapılacaktır.

“Büyük gün gelip çattı. Holding yöneticileri siyah, parlak bir limuzin içinde büyük bir azametle teşrif ettiler…” (Sy: 109)

Bu iki cümleden sonraki karşılamayı anlatan cümleler ve paragraflar gerçekliğin zirvesi ve olağanüstü diyebilirim. Yazar bu karşılamaya, şanlı koridor görevi, diyor. (Sy: 110)

Toplantı başlar.

Önce Çinli marka yönetmeni, kendi marka adını açıklar. Türkçe, Güzel Kadın’dır marka adı. Çin şirketinin öncelikli amacı, kadınların sigara tüketimini arttırmaktır.

“İkinci olarak sahnede at koşturacak firma, bir Japon karteliydi fakat marka sunumu kartelin Rusya’daki tesisleri adına yapılacaktı. Markayı tasarlayan Rusya’nın ünlü bir marka danışmanıydı…” (Sy. 134)

Onların marka adı ise Yeni Hayat’tır. Rus temsilci, ülkesindeki dönüşümden ve yeni düzenden söz eder. Rusya’da yeniden inşa edilen kapitalizm, yeni hayat, bu markanın esin kaynağıdır.

Bu sunumlar sırasında Çin ve Rusya’ya ilişkin saptamaları da okuruz. Roman içeriğine uluslararası kapitalizm de girer.

Üçüncü sunucu, “Şimdi sıra bir Amerikan-İngiliz tröstündeydi…” (Sy: 139)

Bu sunucu aslında Bay CH, kartelin sahibidir. Nutuk atar. Kendi markalarının adını açıklar: Ölüm. Marka adı budur. Ama bu ad, Türk holding için Bahtiyar Bey’in belirlediği addır. Ortalık karışır. Holding Babası isyan eder. Holdingden hisse verdiği Bahtiyar Bey kaçar. Amerikan-İngiliz tröstü adına Bay CH, bu marka adını dostları vasıtasıyla ele geçirmiş, marka hırsızlığı yapmıştır. Özelleştirilen sigara fabrikalarının satışını iptal ettirecek, ele geçirecektir. Bu yeni şirketin başına da CEO olarak Bahtiyar Bey’i geçirecektir. Bay CH, Bahtiyar Bey ve Metin Yazarı’na iş teklif eder.

Roman şöyle biter:

Bahtiyar Bey, pür neşe içinde Metin Yazarı’na döndü:

“C.H Crafty Ham’ın kısaltılmışı olmalı. Biliyor musun ne anlama geliyor?”

“Hayır!” dedi Metin Yazarı. “Bildiğim tek bir şey varsa bu adamlara asla güvenilmeyeceğidir.”

“Tam üstüne bastın.” dedi Bahtiyar Bey. “Kurnaz Şarlatan anlamına geliyor, ama kaygılanacak bir şey yok.”

Mektubu aldı, katlayıp cebine atarken devam etti:

“Biz zaten şarlatanların hizmetkârıyız ve hep de öyle kalmaya devam edeceğiz, hangisi olduğunun ne önemi var.”

Daha sonra biri uzun diğeri kısa, kol kola girmiş bu iki adam ıslık çalarak gecenin loşluğunda uzayıp gözden kayboldular. (Sy: 155)

3.

İçeriği zengin, gerçekçi, merak ve gülmece unsurunu ustalıkla kullanan, akıcı dille yazılmış, bir solukta okunan Bay CH, iyi roman. Aynı zamanda kurnaz şarlatanlara bir uyarı gibi.

Yazarın yeni romanlar yazması dileğiyle…

İzzet Harun Akçay

Bu yazı 2011 yılında Cumhuriyet gazetesi ve Berfin Bahar dergisinde yayımlanmıştır.

Önerilen makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

"Neoliberal Çağda Sanat-Siyaset İlişkisi" başlıklı MayaDergi Sekiz şimdi yayında.
This is default text for notification bar